Veri Gerilimi

01 Şubat 2012 Çarşamba
12:45:16


Sektörümüz birçok benzer pazar grubuna kıyasla veri toplama, raporlama ve istatistiksel yayınlar konusunda mesafe kat etmiş durumda.

Ancak birden fazla mecradan çıkan, yayından yayına değişen, hala giderilememiş olan birbirinden farklı tezat sonuçlar ve karışıklıklar da sergilenmektedir.
 
Bir çok ve özellikle maliyetli görünen araştırma sonuçları açıklandığında sektörümüzün şematik vurgusu durumunda olan toplam kiralanabilir alan, toplam alışveriş merkezi sayısı, yatırım düzeyindeki alışveriş merkezleri ve yakın dönem projeksiyonlarıyla ulaşılacak hacim büyüklüğü gibi değerlendirmelerde birbirinden oldukça farklı veriler duyuruluyor.
 
Yatırım aşamasında olan proje bilgilerinin akışında yaşanabilecek aksaklıklar makul karşılanabilir. Ancak mevcut faal alışveriş merkezi sayısında ve metrekare bilgilerinde bu denli ihtilafa düşülebiliyor olması şaşırtıcı.
 
Bu yanıltıcı veri dokümantasyonuna etki eden faktörlerin başında sektörün derlenmesi, kriterleşmesi ve organizasyon yapısının ifade ediliş biçimindeki farklı algıların bütünü ifade edemeyişi sıralanabilir. Ancak hele ki AVM’ler “organize perakende” sektöründe çatı görevi üstleniyorken muhatap rakamlar ve ifadeler birbirinden bu kadar keskin ayrılmamış olmalıydı. 
 
Aynı dönemde sunulan bir araştırma raporunda alışveriş merkezi sayısını 285, bir diğerinde 320, farklı birindeyse 350 olarak görebiliyorsunuz. Sektörün kalbinin attığı, hepimizin elinin altında olan İstanbul’da dahi veriler çıldırmışçasına fark yansıtıyor.

Orta büyüklükte bir alışveriş merkezi yatırım maliyetinin en iyi ihtimalle 50 milyon dolardan başladığını varsayarsak elimizdeki veriler yatırım büyüklüğümüzü hesaplarken minimum 2,5 milyar dolarlık sapmaya uğrayacaktır. Kayıtlarımız, gelişmiş nitelikli araştırma sonuçlarımız toplam yatırım büyüklüğümüzde minimum 2,5 milyar dolar sapabiliyor! Kendimizi ifade ederken kullandığımız enstrümanlar daha tutarlı olabilmeliydi. Bu konuda sektörümüzün hak etmediği, gelişmişlik düzeyimize denk düşmeyen bir noktadayız. Peki araştırmacılar, danışmanlar veya pazar uzmanları bu sapmayı ne kadar önemsiyorlar?
 
Sektöre yön vermek, yatırımların ve pazarın fotoğrafını çekmek için yapılan daha da vahimi sektörü temsil etme iddiasında olan yapılarda dahi böylesi kayıtların bu dozda birbirinden uzak ara farklı rakamsal verilerle toparlanmış olmasını trajik bulmamak mümkün mü? Elbette araştırma yöntemleri ve kayıtların edinilme biçimi çok ciddi biçimde gözden geçirilmeli ve eleştirilebilmeli.

Araştırma yöntemlerinden bağımsız, ancak sonuçlara doğrudan etki eden AVM kavramı ve tipolojileri üzerindeki tanım kararsızlığı ve dağınıklığı da giderilebilmeli. Bilançonun tüm sorumluluğunu sadece araştırma kurumlarına veya danışmanlarımıza pay etmemeliyiz. En nihayetinde ciddi bir ekonomik bildirge niteliğindeki veri yayımı,  “bizim yaptırdığımız en doğrusu”, “en gelişmiş kayıtlar bizim datamızda” gibi olağan gerekçelerle de fazladan sahiplenilmemeli. Belki de en önemli aksaklık burada başlıyor. Öyle ya, kimsenin yoğurdu ekşi değil!

Evet, AVM kavramı üzerinde henüz etkili bir konsensüs sağlanamadı. Tipoloji konusunda genelde sübjektif yaklaşımlar ön planda. Kayıt güncellemeleri ve kayıtlara ulaşım kanalları ağır aksak gelişiyor. Saydığım bu veya benzer içerikli nedenler de şartları zorlayıcı etkenler arasında gösterilebilir. Bu kaotik verisel akışı yalnızca araştırma tekniklerinin sorgulanması veya bu görevi üstlenen kişi/kurumları eleştirerek geçiştirmemeli, olabildiğine şeffaflaşma gayreti içindeki büyük bir sektörü el birliğiyle doğru analizlerle geliştirebilmeliyiz.

Şahsi beklentim sektörü temsil misyonuna uygun inisiyatiflerin alınması ve doğru verilerin tüm paydaşlarımızın yararına daha reel ve nitelikli sunumlarla paylaşılmasıdır.

 






İlk yorumu siz yapın
Adınız
E-posta
Yorumunuz

Bağlantılar

Nilpark AVM Perakende.org Kitap Yurdu AMPD AYD