Çalı Yangını

06 Ekim 2011 Perşembe
15:46:37

Öyle ya mevsimler de gerek süreleri gerek etkileriyle bilinen ezberinin dışına çıktı ne zamandır. Doğanın ekolojisine istemli ya da istemsiz ya da faaliyetlerinin sonuçları bakımından müdahale eden insanoğlu şimdi neticelerine katlanmak durumunda.

Elbette bu yıl siyasi ve politik gündemin seçim şartlarına bağlı koşulları herhangi bir yaz mevsiminden çok daha sıcak bir atmosferi “erken yaz” formunda bizlere sunmuş oldu. Biraz da bu nedenle genel anlamda piyasalarımızda hızlı bir hareketlilik gözlemleyemedik.

Malum, piyasa dediğimiz hadise her türlü değişkenin bir şekilde etkinlik sağlayabildiği ve sonuçlarını kapsamlı bir ekonomiye yansıttığı bir bileşke. Tüketicimizin tamamını ilgilendiren gelişmeler bilinçli ve örgütlü olmasa da ortak bir davranışın önünü açabiliyor.

Perakende ürün ve hizmet kanallarının sektörel biçimler, yerel ve küresel faktörlere endeksli etkileşimi piyasanın organik yapısını da tanımlamış oluyor. Bu yangın ortamına bir de rekabetin körükleyici özelliği eklendiğinde ne zaman patlayacağı belli olmayan bir yanardağ oluşuyor. Tutuşan bir sektör “çalı yangını” gibi hızlıca tüm unsurlarına sirayet edebiliyor.

Bu halde tüketicimize yöneldiğimizde, hararetimizi coşkulu bir ferahlığa çevirebilecek tutkuyu da barındırıyor olmamız gerekli. İçimizdeki ateşin açığa çıkaracağı enerjiyi değerli birer sadakat unsuru olarak kullanma becerisi uzun vadede kazanan bir marka tutkusunu da beraberinde getirecektir. Harekete geçmek için yeni ve klasik yöntemlerimizi gözden geçirmemiz ve uygulamaya koymamız gerekecektir.

İndirim kampanyaları dışında da müşterimize fayda ve değer yaşatabilecek, anı ve algı unsurlarına yönelik avantajlar ilk bakışta sıradan görünüyor olabilir. Fakat hiçbir tüketici beklenmedik anda gerçek bir sürprizle karşılaştığında bu duruma kayıtsız kalamayacaktır. Evet, satışa yönelik bütçelerimiz kısıtlanıyor. Promosyon ve hizmet kalemleri “ekstra” maliyet baremlerini de oluşturuyor. Kimi zaman hamburgercimizdeki patates kızartması için ihtiyaç olan ketçapa kuruşlarla da olsa ayrıca bir ücret biçmemiz gerekiyor.

Markalarımızın satış esnası ve sonrasında müşterisine yönelik cömert sürprizleri yeniden gündemlerine almalarının vaktidir. Salt etikete hapsolmuş faydaların demodeliğine birileri artık dur diyebilmeli. Kar oranlarıyla vedalaşılarak sunulan faydalar yerine motive edilmiş çalışan grubu ve sanılandan çok daha düşük bütçelere mal olabilecek samimi “ekstralar” düşünülmeli.

Müşteri-Marka bağının güçlenmesini sağlayacak “ekstraların” pahalı bir yatırım nedeni olduğunu düşünenler, maliyetlere odaklanmış vizyonlarından sıyrılmalılar. Zira karşılaştığı nitelikli bir sürprizi tüm çevresine yaymak için sabırsızlanan bir müşterinin sağlayacağı fayda “çalı yangını” hızıyla ilerleyecektir.
 





İlk yorumu siz yapın
Adınız
E-posta
Yorumunuz

Bağlantılar

Nilpark AVM Perakende.org Kitap Yurdu AMPD AYD