Çakar Çakmaz Çarpan Çakmak

25 Ocak 2010 Pazartesi
15:05:28

İstanbul’da bir organizasyona katılmak üzere aracımızla yol alırken yakıt takviyesi için uluslararası pazar liderlerinden birine ait akaryakıt istasyonuna giriyoruz. 

Bir akaryakıt istasyonunda güvenli bir şekilde aracımızın ve zaruri ihtiyaçlarımızın giderilmesinden çok daha fazlasını beklemeyiz değil mi?
Belki kalitesini dünya çapında kanıtlamış bir markanın logosu altında isek daha bi’ rahatlar, bu durumu küçük bir mola fırsatı olarak da değerlendirebiliriz.
 
İstasyon çalışanları yakıt dolumu yaparken istasyon içerisindeki markete giriyorum. Ufak tefek bir şeyler aldıktan sonra kasada ödeme yaparken çakmak olduğu izlenimi uyandıran minyatür bir tabanca dikkatimi çekiyor.
Çakmak olduğunu düşündüğüm “tabanca”birden fazla ve ambalajlı şekilde kasa bankosuna arka arkaya dizilmişken bir tanesi özellikle açıkta bırakılmış şekilde en önde sergileniyor.
Ürün ilgimi çektiğinden nasıl çalıştığını görmek için alıp tetiğe basmamla parmaklarımdan omuzlarıma kadar çarpıldığımı hissetmem bir oluyor.
Ben hiç beklemediğim bir anda uğradığım şokun ve acının etkisindeyken bankonun arkasında biri bay diğeri bayan iki görevli birden katıla katıla gülmemek için kendilerini tutmaya çalışıyorlar. Bayan görevli kendine çeki düzen vermeye çalışan bir ifade ile “beyefendi o şaka tabancası ama yaa” diyor bir yandan da pişmiş pişmiş sırıtarak!
“Peki ama neden açıkta ve niye bir uyarı işareti yok” diye çıkıştığımda “var ya” şeklinde bir cevap alıyorum. Bir daha baktığımda tükenmez kalemle kargacık burgacık yazılmış ve ancak 3 cm boyutunda elle eğri büğrü kesilmiş bir kartonda “şaka tabancası” ibaresi olduğunu görebildim.
Bu ibareyi görmek, mesajı algılamak kısa bir alışveriş rutininde mümkün değil. Böyle bir şaka oyuncağının bir akaryakıt istasyonunun kasa bankosunda satılıyor olması çok da anlaşılmaz olmasa da en azından daha korunaklı bir biçimde ambalajlanması, istendiği takdirde görevli personel tarafından sakıncası anlatılarak müşteriye sunulması çok da zor olmasa gerek.
 
İstasyondaki görevlilerle daha fazla dialoga girmiyor bir daha uğramamak üzere yola çıkıyorum.
Fakat yol boyunca düşünmeden edemiyorum.Marka bilinirliği ve yaygınlığı dünya çapında sayıya ulaşmış bir grubun zincirindeki bir noktayı bu denli denetimden uzak bırakması hiçbir şekilde anlaşılır gelmiyor.
 
İlgi çekici uygun fiyatlı aksesuvar tarzındaki ürünlerin konsept ne olursa olsun kasa bankolarında dikkat çekici şekilde arz edilmesi ve bu gruplardan elde edilebilecek cironun önemini sanırım tartışmaya bile gerek yoktur. Fakat satış arttırma adına yapılan bu çalışmaların doğru ürünü doğru sunumla birleştirmeden ve en tehlikelisi konu hakkında anlamlı birikimi ve bilinci oluşturulamamış bir satış ekibiyle sahada bulunduruyor olmanın ilave cirodan çok sonu trajik bitebilecek bir serüvenin başlangıcı olma ihtimali ne yazık ki daha yüksek görünmektedir.
 
Ürün gamları, operasyon akışı değerlendirilirken organizasyonun en önemli unsuru olan insan faktörü sanırım tüm detayları düşünülmeden ıska geçiriliyor. Yaşadığımız bu sevimsiz olayın kronik sağlık problemi bulunan birinin başına gelmesi halinde oldukça zor anlar yaşanabileceği, hatta durumun hayati neticeler doğuracağını düşündükçe marka yönetimlerindeki “kurumsal acziyetin” boyutu endişe veriyor.

 





İlk yorumu siz yapın
Adınız
E-posta
Yorumunuz

Bağlantılar

Nilpark AVM Perakende.org Kitap Yurdu AMPD AYD