80... 90... 00...

14 Nisan 2011 Perşembe
14:17:57

80’ler 90’lar derken 00’ları da geride bıraktık. Bu süreçte politik, ekonomik ve sosyal hayatta bir dizi değişiklikler oldu. Dahası dünya değişti. Teknoloji ve iletişim imkanları “olağanlarımızı” farklılaştırdı. Olağanüstülerimiz normalleşti.

Değişim rüzgarına kapılmışken arşivlerimize bakıp seyir defterimizi incelemek de gerekli. Geçtiğimiz günlerde şöyle bir müzik arşivime bakındım. Lise ve üniversite döneminde ezbere bildiğim tüm şarkıların hala hafızamda olduğunu fark ettim. Oysa o yıllarda müzik otoriteleri pek bi’ burun kıvırmışlardı yeni jenerasyona ve müzik anlayışlarına. Hemen her gün yeni bir şarkıcı ya da grup albümleriyle raflardaki yerini alıyor, müzik kanalları televizyon ekranlarına giriyor, video klipler listeleniyordu. Müzik piyasası “Türkçe sözlü hafif müzik” tanımından memnunken “Türkçe Pop” kavramı yerleşmeye başlamıştı.
 
Bu müzik türü ve icracılarının geçici bir dönemi ifade ettiği çokça taraftar bulmuş, hemen her gün yeni bir ismin şöhreti yakalaması tasvip edilmemiş, silinip gidecekleri konuşulmuştu. Evet bir kısmı yakaladığı çıkışı sürdüremedi belki ama bugün müzik endüstrisinin en kült isimleri 90’lı yıllarda tanıdığımız şarkıcılar ve onların açtığı kapıdan ilerleyenlerden oluşuyor.
Anlaşılan o ki insanlık tarihinden aşina olduğumuz, her yeniliğin taraftar bulabilmesi ve konservatif yapılar tarafından karşıtlık refleksinin oluşması süreci günümüzde de devam ediyor. Tezler, önermeler, yorumlar havada uçuşuyor ama en doğrusunu zaman gösteriyor.
 
Bu gözle sektörümüzü incelediğimizde sözü edilen büyümenin ve gelişimin büründüğü yeni formu anlamlandırmakta zorlandığımızı görüyorum. Organize perakende, mağazacılık ve alışveriş merkezi kavramları büyük oranda yerine oturabilmiş olsa da artan rekabet ve küçülen dilimler tartışmaların dinmesini engelliyor. Büyüme hızıyla beraber karlılığın da artması bekleniyor. Mutlaka yeni bir fikir ve getirdiği oluşumla karşılaşabiliyoruz. Gelişiyor, büyüyor ama nereden nereye ulaştığımızı, verimliliğin hangi bantta olduğunu da tespit etmemiz gerekiyor. Bu değerlendirmeyi ve tespiti yapmak için kişisel deneyimlerimizden fazlasına ihtiyacımız olduğu kesin.
 
Yeni yılın ilk günlerinde arşivimi karıştırdıkça 90’lı yıllara damgasını vuran şarkıları dinliyorum. Bir yandan da o yıllar ve sonrasını şarkılar eşliğinde yad ediyorum. İster istemez sektör ve gelişimi ve nihayetinde efsanevi(!) kayıtlar da düşüyor zihnime. Hem de öyle böyle değil çok ciddi ağızlardan duyulmuş olanlar. Mesela, “falanca alışveriş merkezi otele dönüşecek” , “filanca AVM hastane oluyormuş”. Eski sıklığıyla olmasa da söylenegelmiş anonim bir fısıltıdır bu deyişler.
Meseleye nereden bakıldığını ele veren, temenni mi, öngörü mü, dedikodu mu olduğu belli olmayan garip bir söylemdir.
 
Birileri bu kalibredeki söylemlerle meşgulken olan biteni kaynağından sektöre ulaştıran organizasyonlarımız tam da bu noktada devreye giriyor, sektörü derinleştirebiliyor. Aslında ne olduğunu, sektörün ajandasını, rotasını, yeniliklerini paylaşan tematik kaynaklarımız ihtiyaca cevap veriyor.
Bu kapsamda Perakende.org’un kurucularından Ergün Bey’in yıllardır sürdürdüğü çok önemli çalışmalar da yeni bir forma ulaştı. Perakende TV ve Perakende Bülten sektörümüze ilişkin birikimleri hem kaydediyor hem de zengin içerikleri ve doğru bilgilendirmeleriyle sektör profesyonellerine yazılı ve görüntülü olarak sunabiliyor. Sektörümüz bu şeffaf ve taze kaynakların fazlasıyla farkında ve artık tevatürler değil bilgiler konuşuyor.




İlk yorumu siz yapın
Adınız
E-posta
Yorumunuz

Bağlantılar

Nilpark AVM Perakende.org Kitap Yurdu AMPD AYD