
Yeni bir dünya kupası heyecanı için sayılı günler kaldı. Dört yıl önce Almanyada yapılan ve katılamadığımız için büyük üzüntü yaşadığımız futbolun en büyük turnuvasında beklentimiz Güney Afrikada olabilmek ve yine tarihi başarılar kovalamak üzerine kuruluydu.
Beklentilerimiz özellikle iki yıl önceki Avrupa Şampiyonasındaki muazzam çıkışımızın ardından kat be kat artmıştı lakin "olayları neticesine göre değerlendirmek lazım" kabilinden meseleye yaklaştığımızda turnuvada olmamamızın gerekçeleri bahaneden öteye geçemiyor.
Milli Takımımızda yer alan oyuncular ve Teknik Direktörümüz Fatih Terim'in bizi mutlaka G.Afrikaya götüreceğine neredeyse emin gibiydik. Ve görece grubumuzda dişimize göre ve İspanya hariç kalite ve ekol anlamında zayıf takımlardan oluşuyordu.
Futbol iştahımızın kabarmaya başladığı bir noktada sayısız kez üzerine konuşulan bu konuyu derinlemesine irdelemek yerine şimdilik Dünyanın Kupasını kazananların ve Turnuvaya Ev Sahipliği yapan Ülkelerin listesini paylaşmak istiyorum.
|
Yıl - Ev Sahibi |
Şampiyon |
Finalist |
Skor |
Üçüncü |
Dördüncü |
Skor |
|
2010 - Güney Afrika |
. |
. |
. |
. |
. |
. |
|
2006 - Almanya |
İTALYA |
Fransa |
1-1, 5-3p |
Almanya |
Portekiz |
3-1 |
|
2002 - Japonya / Güney Kore |
BREZİLYA |
Almanya |
2-0 |
Türkiye |
Güney Kore |
3-2 |
|
1998 - Fransa |
FRANSA |
Brezilya |
3-0 |
Hırvatistan |
Hollanda |
2-1 |
|
1994 - A.B.D. |
BREZİLYA |
İtalya |
0-0, 4-3p |
İsveç |
Bulgaristan |
4-0 |
|
1990 - İtalya |
ALMANYA |
Arjantin |
1-0 |
İtalya |
İngiltere |
2-1 |
|
1986 - Meksika |
ARJANTİN |
F.Almanya |
3-2 |
Fransa |
Belçika |
4-2u |
|
1982 - İspanya |
İTALYA |
F.Almanya |
3-1 |
Polonya |
Fransa |
3-2 |
|
1978 - Arjantin |
ARJANTİN |
Hollanda |
3-1u |
Brezilya |
İtalya |
2-1 |
|
1974 - F.Almanya |
F.ALMANYA |
Hollanda |
2-1 |
Polonya |
Brezilya |
2-1 |
|
1970 - Meksika |
BREZİLYA |
İtalya |
4-1 |
F.Almanya |
Uruguay |
1-0 |
|
1966 - İngiltere |
İNGİLTERE |
F.Almanya |
4-2u |
Portekiz |
S.S.C.B. |
2-1 |
|
1962 - Şili |
BREZİLYA |
Çekoslovakya |
3-1 |
Şili |
Yugoslavya |
1-0 |
|
1958 - İsveç |
BREZİLYA |
İsveç |
5-2 |
Fransa |
F.Almanya |
6-3 |
|
1954 - İsviçre |
F.ALMANYA |
Macaristan |
3-2 |
Avusturya |
Uruguay |
3-1 |
|
1950 - Brezilya |
URUGUAY |
Brezilya |
2-1 |
İsveç |
İspanya |
3-1 |
|
1938 - Fransa |
İTALYA |
Macaristan |
4-2 |
Brezilya |
İsveç |
4-2 |
|
1934 - İtalya |
İTALYA |
Çekoslovakya |
2-1u |
Almanya |
Avusturya |
3-2 |
|
1930 - Uruguay |
URUGUAY |
Arjantin |
4-2 |
. |
. |
. |

Bir futbol sezonunun daha son haftasına gelmişken futbol serüvenimizi şöyle bir irdelediğimde profesyonel liglerin kurulmasıyla önce "3 Büyükler” sonrasında “Anadolu İhtilali” deyimini literatüre nakleden Trabzonspor’unda katılımıyla “4 Büyükler” jargonundan öteye gidememiş Şampiyonluklar zincirinin blokajını görüyorum.

Marmaranın körfez şehirlerinden birinin en “işlek caddesinde" yürürken yeni açılmış bir jean mağazasının yolumuzun üzerinde aniden belirmesiyle şaşkınlıkla karışık mağazaya doğru yaklaşıyoruz.
Bu bölümde perakende sahalarında yaşadığımız deneyimlerden yola çıkarak vaka analizlerini, perakende ligini en çok bağdaştırdığım spor dalı olan ‘beysbol’ yaklaşımıyla değerlendirmeye çalışacağım.
Birbirini takip eden haftalar ve günlerin benzerliğinden sıyrılmak, boyut değiştirmek, gidilemeyen yerlere gitmek, benzer ya da farklı hikayelerin içinde soluk bulmak için en ideal alternatiflerden biridir sinema perdesi. Kahramanlarla birlikte aşkı anlamaya çalışmak, ölmek bazılarıyla, bir diğeriyle yeniden doğmak. Savaşmak tüm kötülüklerle ve kötülerle. İki saate sığan ömürleri eleştirmek bazen. Bazen sıkılıp ilk yarı sonun da fuayeden dışarı yavaşça sıvışıp kendi hikayelerimize dönmek, bazen de bir kez daha izleme arzusuyla gişede yerimizi almak…
Bir masala, kurgu bilim fantastiğine, destanlara, maceraya ve duyguların ötesine geçmeye tek biletle yolculuktur sinema. Kocaman bir sektörün çöküş günlerine denk gelen çocukluğumda ıskaladığım hikayeleri, video filmlerinin yavan tadlarında yakalamaya çalışıp ne "VCD" ne "DVD" teknolojisinde bulamadığım düşlemelerin acısını çıkarmaya çalışıyorum sihirli perdenin yansımalarında. Onlarca kişiyle aynı yansımada bambaşka birikimleri de arkaya katıp, belki yanı başımızda belki de adını hiç duymadığımız bir uzak ülke toprağında yaşanmış, yaşanası hikayeleri katıyoruz yüreğimize.
Ekonomik kriz tanımı sektörden sektöre, kurumdan kuruma, kişiden kişiye olduğu gibi ülkeden ülkeye de değişkenlik gösterebilmektedir.
Kimileri için kriz belirtisi ya da doğrudan krizin kendisi döviz kurlarındaki hızlı değişimler olabilirken kimisi için düşük karlı mali dönemler bile kriz kavramını tanımlamak için yeterli gelebilmektedir.
Ülkemizde yaşayan ve minumum 30’lu yaşların başında olan herkes en az 3 önemli ekonomik krizi birebir yaşamış ve sonuçlarından olumlu/olumsuz etkilenmiştir.